KÜNEFE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KÜNEFE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Mayıs 2013 Pazar

HASKRAL HATAY SOFRASI



Haskral Hatay Sofrası,Hatay Mutfağının İstanbul'da ki ilk temsilcilerinden.Son yıllarda farklı ve özgün tat arayanların ve Arap turistlerin rağbeti ile Hatay mutfağı bir hayli revaçta. Haskral, Laleli'de işe başlasa da,İskenderpaşa'da ki yerinde şöhreti yakaladı.Burasının dolup taşması üzerine,Florya'da denize nazır yeni bir şube daha açtılar.İskenderpaşa'da ki mekanlarında çok kere misafir olsam da,Florya şubesini ilk kez denedim.Bu şube diğerine göre çok daha ferah ve geniş.Bahçesi ve müstakil salonları var.Mescid,çocuk oyun alanı gibi sosyal imkanlar cabası.Aile ile gitmeye ve yemeğin keyfini çıkartmak için uzun soluklu oturmaya daha müsait.Yalnız hafta sonları İBB sosyal tesisleri ve Aquaflorya avm,bu bölge de trafiği felç ettiği için ulaşımda sıkıntı yaşayabilirsiniz.Bunu göz önünde bulundurmanızda ciddi bir önem var.Aksi taktirde trafik terörü,keyifi bir ızdıraba dönüştürebilir.Hatay mutfağı çok zengin,sofistike ve çoğulcu bir kültüre sahip.Bu coğrafyada yemek her şeyden evvel ince bir zevk mahsulü. Haskral,bu kadar popüler olmadığı zamanlarda çok daha iyi bir performans sergiliyordu.Ama iş büyüyüp kapasite artınca maalesef benzer örneklerde şahit olduğumuz üzere,yemek kalitesi ve lezzet önceliği geri planda kalmış.Bunu fiziki avantajlar ve ambiyans ile kapatmaya çalışmışlar.Ama hala çok iyi yaptıkları çeşitleri var.Özellikle mezelerde çok iyiler.Bu sefer sadece muhammara zayıfdı. Ama zahter salatası,biberce,humus,gavurdağı salatası,patlıcan ezmesi çok güzeldi.İkramları olan tereyağ,tulum ve kısır da başarılıydı.Hakeza tuzda tavuk ne kadar mükemmel ise karışık kebaplar o kadar vasatın altındaydı.Hele kuzu şişi beni tam bir hayal kırıklığına uğrattı.Birde kebap yancısı olan pilavların lezzet kalitesi aslında mekan hakkında bize çok iyi fikir verir.Buranın ki maalesef  sadece görüntü olarak vardı.Kavrulmuş kıyma ile sundukları çiğ köfte çok tuzluydu.Ayranları tam kıvamında iken,nar suyu sanki konsantre gibi sulandırılmıştı.Neyse ki Hatay'a has,kirece yatırarak yaptıkları meyve tatlıları,kadayıf ve künefede muhteşemler de finali tamamen menfi duygular ile yapmadık.Meyve salatası ikram ve yemezseniz çok şey kaybetmezsiniz.Sindirime yardımcı taze kekik çayını içmeden kalkmayın derim. Haskral eminim kendileri de farkında oldukları bu olumsuz yanlarını inşallah iyileştirirler ve işin kolayına kaçıp nasıl olsa kazanıyoruz kurnazlığına kaçmazlar.
İKRAMLAR

LAVAŞ

MEZE TABAĞI

ÇİĞ KÖFTE
TUZDA TAVUK SUNUMU

KARIŞIK KEBAP

NAR SUYU

CEVİZ TATLISI

KABAK TATLISI

MEYVE SALATASI

KADAYIF

KÜNEFE

TAZE KEKİK ÇAYI

TERASTA UÇAKLARIN  İNİŞ SEYRİNİ YAPABİLİRSİNİZ

İÇ SALON

İÇ SALON

TERAS
TERASTAN İÇ KISIM GÖRÜNTÜSÜ

20 Nisan 2013 Cumartesi

ÖZ KİLİS-HER ŞEY NEFİS...



Öz Kilis diye yazarken dahi ağzım sulanıyor,resimlerine baktıkça iç çekiyorsam buranın nasıl bir mekan olduğunu sanırım tahmin edebiliyorsunuzdur.Burasını anlatmaya benim kalemim kafi gelmez.Klişe olacak ama anlatılacak değil yaşanacak bir mekan,bir gastronomi mabedi.Sahibi merhum Hacı Amca zamanından beri müdavimi ve muhibbiyimdir.Rahmetli İstanbul'a,lahmacunu ilk kez tanıştıran kişiydi.1953 yılında,Sirkeciden çıktıkları yola,Fatih'te,Hırka-i Şerif'in orada,ara bir sokakta devam ediyorlar.Gerek gazeteci,iş adamı,sporcu,siyasetçi,sanatçı meşhurlar takımından olanlar,gerek ağzının tadını bilen lezzet avcıları ve gurmeler ve ortalama vatandaşa kadar her kesimden müşteri grubu ile dolup taşan bereketli bir yerdir burası.Arabaya yer bulmak zordur,tam servis saatinde gitmiş iseniz sıra beklemeniz gerekir.Ama her türlü külfete rağmen neticede öyle bir nimet ile muhatap olursunuz ki kokusu ile dahi aşk yaşarsınız.Mevsimine göre çorba ile başlangıç yaparsınız.Yöresel Lebeniye ve Şiveydiz çorbası mutlaka denenmelidir.Şiveydiz taze soğan ve taze sarımsak ile yapıldığı için her vakit bulunmaz.Ama benim tercih ve favorim de kesinlikle Şiveydizdir.Hafta sonuna özel olarak patlıcan ve acı biber dolma kuruluğu ile çiğ köfte menüye eklenir.İçli köfte ise sürekli vardır.Lahmacun Antep ve Kilis olarak iki türlü yapılır.Antep soğansız ve maydonozludur.Kilis ise soğanlı ve rengi daha kırmızıdır.Ben Antep usulünü daha çok severim.Ama Kilis usulünü de küstürmek istemem onun için her ikisinden de yerim:)Daha evvel ikram ettikleri gavur dağı salata o kadar lezzetlidir ki aşırı talepten ücretli hale getirmek mecburiyetinde kaldılar.Siz onuda isteyin.Zaten buraya yalnız değil en az iki kişi gidin ki lezzetleri ortaya yaptırıp mümkün olduğunca fazla tadı deneyebilesiniz.Ortaya kebap olarak bu yumuşaklıkta ve nefasette hiç bir yerde yiyemeyeceğiniz Kuzu Şiş,bulgurlu ve baharatlı Oruk kebabı ve Kilis Tava söyleyin.Sadece bunların yanında gelen bulgur pilavı bile tek başına bir şahane yemektir.Biz genelde ilaveten pilav isteriz bu lezzete doyabilmek için.Kilis Tava satır kıymanın altına patlıcan dizilerek tepside fırınlanması ile yapılıyor.Kıyma ağızda dağılıyor ve yağı çekmiş patlıcan ile beraber öyle bir tat veriyorlar ki sinerji burada bir anlam buluyor.Kuzu Şişin terbiyesi çok özel,iyi dinlendirilmiş ve et çok kaliteli.Kuzu şiş adeta bir lokum.Bunları boğazınıza dizmemek için ortaya sürahide açık ayran istiyorsunuz.Zaten bir kebapçının kendine münhasır açık ayranı yok ise oradan kaçarak uzaklaşın:)Buranın ki tam olması gerektiği.Bazı mekanlar kaliteli olsun diye yoğurda çok az su katıyorlar ve hali ile yoğurt içiyor gibi oluyorsunuz.Ayrıca çok steril tatlı bir yoğurt kullanıyorlar ki oda tam bir fecaat.Burada ayran tam kıvamında ve olması gerektiği ekşilikte.Finali şerbeti,peyniri ve pişirilmesi ile yine bir ustalık eseri olan künefe ile yapıyoruz. Allah'a böyle müstesna yerleri bize bahşettiği için şükrediyor ve merhum Hacı Amca'ya da şükran ve minnet ile fatihalarımızı yolluyoruz.  













KİLİS TAVA'NIN ALTINDA Kİ PATLICAN






31 Ekim 2012 Çarşamba

BAĞDAT OCAKBAŞI,CEZAYİR'İN YERİ

Güngören,Köyiçi'nde bulunan Cezayir'in yerine ilk kez 1997 yılında gitmiştim.Bu güzel mekan,o günden bugüne dek lezzetini hiç bozmadan devam ettiren nadide bir kebap mabedidir.Bazı mekanlar sadece bir veya bir kaç lezzeti ile ön plana geçip diğerlerinde aynı başarıyı yakalayamazken,Cezayir Usta'nın tüm menüsü size harika tatlar sunar.Burası salaş ama temiz,lezzetli ama ekonomik bir mekandır.Bir fabrika seriliğinde ve uzmanlığında çalışırlar.Çok uzun bir ocakbaşları,çiğ köfte ile içli köfte ve künefe için ayrı tezgah ve ekibi vardır.Öğle servisi ile başlayan mesai,gece yarısına dek devam eder ve günün her saati,her daim hareketlidir.Müşteri grubu çok kozmopolit ve heterojen bir yapıdadır.Makam aracı ile gelen bir patronu da,yemeği ucuza getirmek isteyen bir garibanı da,lezzet avcısı gurmeleri de,çevre sakini kadar İstanbul'un dört yanından gelenleri de,İstanbul'a gelen misafirleri de burada görebilirsiniz.Zaman içerisinde müdavimleri oluşmuştur ve yan etki olarak buraya alışan başka yerlerde aynı memnuniyeti bulamaz.Güngören'de birbirine yakın,2 farklı mekanda hizmet vermektedir.Ama benim tavsiyem,ilk mekanı olan havuzlu ve yukarıda resmini görmüş olduğunuz yeridir. Köyiçi zaten kebapçıları,kasapları,fırınları,aktarları ve tatlıcıları ile Küçük Gaziantep diyebileceğimiz bir bölgedir.Burada nohut dürüm yapan yere dahi rastlarsınız.Ama buranın gediklisi olan Cezayir'in Yeri,buranın aynı zamanda lokomotif gücüdür.Şahıdır,piridir.Yalnız hafta sonu gitmemenizi salık veririm zira yoğunluktan ünlü çaylarını dahi içemez ve mutsuz bir denemeye yol açabilirsiniz.Burada kebaplar porsiyon değil dürüm usulü lavaş veya pide üzerinde açık olarak gelir. Gelelim menü tavsiyemize,buraya mümkünse 2 kişi gitmenizi ve siparişlerinizi ortak yemenizi öneririm. Bu sayede daha fazla tat alma şansınız olur.
İÇ MEKAN
MASA-TABURE-BAHARAT VE BİBER TURŞUSU ,BURANIN ALAMET-İ FARİKASIDIR

-Yan sokaktaki şubelerinden 1 adet gevrek lahmacun isteyeceksiniz.İşin püf noktası bunu hep yapar bir rahatlıkta olun.İlaveten lahmacunun üzerine kuzu şiş çekmelerini rica edin.


-Ortaya çiğ köfte ve 2 adet  içli köfte.

ÇİĞ KÖFTE VE İÇLİ KÖFTE TEZGAHI

2 adet tam kıvamında açık ayran.




-İstanbul'da başka hiç bir yerde bulamayacağınız karışık sakatat:Ciğer,yürek ve dalak. Dürümlerinizin hepsini lavaş olarak isteyin,yoksa tırnak pide sizi tıkayacaktır.Ayrıca muhakkak közlenmiş biber istemeyi unutmayın.


-Daha sonra Adana dürüm.Çünkü yağ ve et oranı tam olması gerektiği gibidir ve İstanbul'da böylesi zor bulunur.Ayrıca 1 adet lahmacunun,bir yarısına Adana,diğer yarısına da Kuzu Şiş çektirebilirsiniz.Lahmacunu yan sokakta kendi pide ve lahmacun yapan şubelerinden,eğer hafta sonu değilse getirirler.Bu spesiyalite sizi kendinizden geçirecek lezzet doruğundadır.

LAHMACUN ARASI ADANA
LAHMACUN ARASI KUZU ŞİŞ




-Finali tabi ki ortaya söyleyeceğimiz künefe ve kaçak demli bir çaylar ile yapıyoruz.

KÜNEFE TEZGAHI



Bunlar hepsini yemek için o sabah kahvaltı yapmamanızı ve yemeğe de biraz geç gitmenizi öneririm.Bu sayede menüye sadık kalır ve bana çok dua edersiniz:)
BUYURUN,BERABER OLSUN...