KEBAP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KEBAP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ağustos 2013 Perşembe

ÇINARALTI OCAKBAŞI-ADI ÇINARALTI,TADI OLAĞANÜSTÜ...


 Çınaraltı Ocakbaşı,Topkapı sanayi bölgesinde,Davutpaşa istasyonu ile Kale iş merkezi arasında kalıyor.Bu bölgenin ve mübalağasız İstanbul'un iyi kebapçılarından biri.Etlerinin kalitesi çok yüksek ve mahir ustaların elinde tam kıvamında pişirilerek yumuşacık ve mis gibi kokarak geliyor masanıza.Buranın bilhassa kuzu şişi favorim.İyi kebapçının alametlerinden olan közlenmiş sebzeler ve maydanozlu,kırmızı biberli,sumaklı soğan söğüş kebabın yanında arz-ı endam ediyor.Önden ise müessesenin ikramı olarak gelen çiğ köfte ve gavurdağı salatası gayet leziz.Ücretsiz diye baştan savma yapılmıyor.Pide ve lahmacunları da gayet başarılı olan mekanı mutlaka denemenizi tavsiye ederim.Finali yeriniz kalırsa künefe ile yapmayı unutmayın:)




20 Nisan 2013 Cumartesi

ÖZ KİLİS-HER ŞEY NEFİS...



Öz Kilis diye yazarken dahi ağzım sulanıyor,resimlerine baktıkça iç çekiyorsam buranın nasıl bir mekan olduğunu sanırım tahmin edebiliyorsunuzdur.Burasını anlatmaya benim kalemim kafi gelmez.Klişe olacak ama anlatılacak değil yaşanacak bir mekan,bir gastronomi mabedi.Sahibi merhum Hacı Amca zamanından beri müdavimi ve muhibbiyimdir.Rahmetli İstanbul'a,lahmacunu ilk kez tanıştıran kişiydi.1953 yılında,Sirkeciden çıktıkları yola,Fatih'te,Hırka-i Şerif'in orada,ara bir sokakta devam ediyorlar.Gerek gazeteci,iş adamı,sporcu,siyasetçi,sanatçı meşhurlar takımından olanlar,gerek ağzının tadını bilen lezzet avcıları ve gurmeler ve ortalama vatandaşa kadar her kesimden müşteri grubu ile dolup taşan bereketli bir yerdir burası.Arabaya yer bulmak zordur,tam servis saatinde gitmiş iseniz sıra beklemeniz gerekir.Ama her türlü külfete rağmen neticede öyle bir nimet ile muhatap olursunuz ki kokusu ile dahi aşk yaşarsınız.Mevsimine göre çorba ile başlangıç yaparsınız.Yöresel Lebeniye ve Şiveydiz çorbası mutlaka denenmelidir.Şiveydiz taze soğan ve taze sarımsak ile yapıldığı için her vakit bulunmaz.Ama benim tercih ve favorim de kesinlikle Şiveydizdir.Hafta sonuna özel olarak patlıcan ve acı biber dolma kuruluğu ile çiğ köfte menüye eklenir.İçli köfte ise sürekli vardır.Lahmacun Antep ve Kilis olarak iki türlü yapılır.Antep soğansız ve maydonozludur.Kilis ise soğanlı ve rengi daha kırmızıdır.Ben Antep usulünü daha çok severim.Ama Kilis usulünü de küstürmek istemem onun için her ikisinden de yerim:)Daha evvel ikram ettikleri gavur dağı salata o kadar lezzetlidir ki aşırı talepten ücretli hale getirmek mecburiyetinde kaldılar.Siz onuda isteyin.Zaten buraya yalnız değil en az iki kişi gidin ki lezzetleri ortaya yaptırıp mümkün olduğunca fazla tadı deneyebilesiniz.Ortaya kebap olarak bu yumuşaklıkta ve nefasette hiç bir yerde yiyemeyeceğiniz Kuzu Şiş,bulgurlu ve baharatlı Oruk kebabı ve Kilis Tava söyleyin.Sadece bunların yanında gelen bulgur pilavı bile tek başına bir şahane yemektir.Biz genelde ilaveten pilav isteriz bu lezzete doyabilmek için.Kilis Tava satır kıymanın altına patlıcan dizilerek tepside fırınlanması ile yapılıyor.Kıyma ağızda dağılıyor ve yağı çekmiş patlıcan ile beraber öyle bir tat veriyorlar ki sinerji burada bir anlam buluyor.Kuzu Şişin terbiyesi çok özel,iyi dinlendirilmiş ve et çok kaliteli.Kuzu şiş adeta bir lokum.Bunları boğazınıza dizmemek için ortaya sürahide açık ayran istiyorsunuz.Zaten bir kebapçının kendine münhasır açık ayranı yok ise oradan kaçarak uzaklaşın:)Buranın ki tam olması gerektiği.Bazı mekanlar kaliteli olsun diye yoğurda çok az su katıyorlar ve hali ile yoğurt içiyor gibi oluyorsunuz.Ayrıca çok steril tatlı bir yoğurt kullanıyorlar ki oda tam bir fecaat.Burada ayran tam kıvamında ve olması gerektiği ekşilikte.Finali şerbeti,peyniri ve pişirilmesi ile yine bir ustalık eseri olan künefe ile yapıyoruz. Allah'a böyle müstesna yerleri bize bahşettiği için şükrediyor ve merhum Hacı Amca'ya da şükran ve minnet ile fatihalarımızı yolluyoruz.  













KİLİS TAVA'NIN ALTINDA Kİ PATLICAN






7 Nisan 2013 Pazar

KEBABİ-BEYLİKDÜZÜ'NDE KEBABIN PİRİ...






 Kebabi,Beylikdüzü'nde yeni yapılan kapalı pazarın tam karşısında yer alıyor.Burası muhitimizde bulunması itibariyle ailem ile beraber sık gittiğimiz küçük ve sıcak bir mekan.Zaten hakiki lezzetler seri üretim yapmayan böyle küçük çaplı ama işini severek ve hakkı ile yapan salaş yerlerden çıkıyor.Mekan küçük olmakla beraber hem fırını var,hem de ocakbaşı.Üstelik fırın doğal gazlı değil odunlu taş fırın.Güler yüzlü bir aile tarafından işletiliyor ve sizi memnun etmek için etrafınızda pervane oluyorlar.Hiç isteği bitmeyen benim gibi zor müşterilerin dahi gönlünü yapmasını biliyorlar.Burası ikramda elini korkak tutmayan bir yer.Önden siparişiniz her ne olursa olsun ikram olarak,satırda ufak ufak doğranan salata,etsiz çiğ köfte,yoğurtlu patlıcan közlemesi,fırında soğan ve yağlı,baharatlı lavaş sunuyorlar.Salatası bol nar ekşisi ile çok iyi.Çiğ köftesi para ile satılan muadillerine göre çok daha başarılı.Yoğurtlu patlıcan ve fırında soğan lezzetli.Bunların hiç birini de "nasıl olsa ikram" diye özensiz yapmıyorlar.Lahmacunu özellikle gevrek olarak isteyin.bu pişirilme yöntemi lahmacuna ayrı bir tat katar.Kebap olarak,Adana ve Kuzu Şiş et seçimleri,pişirilmesi ve sunumu ile oldukça başarılı.Kuzu şiş adeta lokum bunu çok iyi terbiye edilmesine borçlu.Burası fiyat-kalite optimum seviyesini çok iyi tutturmuş bir mekan.Yakınlarda mukim veya bu taraflara yolunuzu düşürme imkanınız varsa mutlaka deneyin.Son olarak o kadarı kadı kızında da olur diyebileceğimiz bir eksikliklerini de dile getirelim ki uyarı ve taleplerimizi dikkate alarak daha iyiyi bulsunlar.Şöyle ki buranın kendilerine has bir açık ayranı yok.Hazır Ateşoğlu markalı ürünü kullanıyorlar.Bu kalmakla birlikte açık ayranda da maharetlerini göstermeleri bir kebapçıya daha çok yakışacaktır.












7 Mart 2013 Perşembe

SAHAN-ATAŞEHİR VEGA








Sahan Restaurant,1970 yılından beri İstanbul,Anadolu yakasında daha faal olan ve bugün zincir haline gelmiş firma.Sahibi bir Gaziantep'li ve doğal olarak mutfağın ana teması da Gaziantep.Türkiye'de her anlamda,gerek tencere yemekleri,gerek kebapları,gerekse tatlıları ve kahvaltısı ile Gaziantep benim en çok beğendiğim mutfaklar arasında yer alır.Burası da uzun zamandır namını hep duyduğum ama habitatım Avrupa yakası olduğu için şimdiye dek henüz tecrübe etmediğim bir mekandı. Sahan'ın Ataşehir'de,çok merkezi ve kıymetli bir lokasyonda bulunan ve zevkle döşenmiş müstakil  şubesinde bir öğle yemeği yeme ve tanışma imkanımız oldu.
Sahan'ı 1984 yılında devralan şimdi ki sahibi Tahir Tekin Öztan,yöresinin mutfağını temsil etmek ve bu mutfağı hakkı ile tanıtmak için çalışan,gayret eden samimi bir insan.Lakin zincir haline gelip işler büyünce yaşanan bozulmalar anladığım kadar,maalesef buraya da sirayet etmiş.Aslında daha iddiasız başka yerlerde yesem beğeneceğim lezzetler,Sahan adına ve vaad ettiği kaliteye yaraşmayacak düzeydeydi.Beklentim yüksek olduğu için yediklerim bana çok vasat geldi ve büyük sükut-u hayale uğradım.Yemeklerde genel bir lezzetsizlik,bir seri üretim tadı vardı.Etler yağsız ve kuruydu.Salata kış günü olmasına rağmen soğuk ve beklemiş bir haldeydi.Günün tek iyisi havuç dilimi baklava ve dondurma idi.Ama inşallah ya ben,ya da onlar kötü bir gününde olduğu için bu buluşma hüsran ile geçmiştir ve Sahan adına yakışır tatlar ile hizmet vermeye devam eder.



 











28 Şubat 2013 Perşembe

GÖRKEM KİLİS SOFRASI-FLORYA





Görkem Kilis Sofrası,Florya sahilde,tren istasyonu ve halk plajının hemen yanında yer alıyor.İşletmeci aile Kilis'te kasap olarak başladıkları işlerini evvela yine Kilis'te restorana çevirmiş,2000'li yılların başında ise İstanbul'a mevcut yerlerine transfer olmuşlar.Burada isminden ve köklerinden anlaşılacağı üzere Kilis ve Antep mutfağı hakim.Ama mekan sadece kebapları ve yerel yemekleri ile değil bilhassa gün boyu süren serpme kahvaltıları ile meşhur.Benim tercihim kahvaltıda Açık büfe aç gözlülüğünden ziyade çok çeşit,az miktar serpme kahvaltı olduğu için bu tarz bana çok uygun.Kahvaltılarını mutlaka tavsiye ediyor ve ayrı bir yazıya bırakıyorum.Burası sahilin hemen yanı başında leb-i derya bir manzaraya sahip.Mescidi,çocuk oyun alanı ile aileler için ideal.Dekorasyon biraz sakil ve mekan fazla eklentilerden oluşsa da lezzetler bunun önüne geçiyor.Yediklerimin hepside vasatın üzerinde.En çok beğendiklerim ise tam kıvamında ki ayranı,turşuları,kıyma harici kuzu kuşbaşı koyarak kızarttıkları içli köfteleri ve mumbarları oldu.Oruk kebabının daha iyisini yediğim için orta karar geldi.Tatlının dondurması nefisti ama helvası ahım şahım değildi.Kuver olarak her masaya,ezme,turşu,süzme yoğurt ve humus veriyorlar.Ala carte menü harici,fiks menüleri de var.Web sitelerinden bu konuda fikir edinilebilir.Kahvaltıları hafta içi ve hafta sonu iki farklı fiyat uygulanıyor.Tabi ki yoğunluk göz önüne alınarak hafta sonu kahvaltı yapmanın bedeli biraz daha yüksek.Sonuç olarak gidilip,tecrübe edilmesi gereken bir mekan.