25 Mayıs 2013 Cumartesi

KAVUK LAHMACUN VE ÇİĞ KÖFTE



Kavuk,Fatih'te itfaiyenin tam karşısında yer alıyor.Aslında çiğ köfte ve içli köfte sattıkları küçük dükkan burada ama cafe ve lahmacun bölümleri ayrı birer dükkan olarak hemen yan-ara sokakta bulunuyor.Burası çiğ köfte ve lahmacunları ile ön plana çıkan bir lezzet durağı.Ben lokanta kısmına gidip evvela çiğ köfte dürüm,arkasından gevrek lahmacun ve yanında açık ayrandan oluşan şaşmaz menüm sayesinde kendime her seferinde ziyafet çekiyorum.Hemde gayet makul ve cazip fiyatları ile midenize şenlik yaşatırken cebinize ateş düşürmüyorsunuz.Çiğ köfteleri etsiz ama başka yerlerde ki muadilleri gibi damağa yapışmıyor.Yani sadece haşlanmış ve makinede çekilmiş bulgur ile endüstriyel ketçabı size dayamıyorlar. Yoğrulma ve malzeme kıvamı tam isabet.Özellikle baharat karışımı ağızda çok hoş bir rayiha bırakıyor.Ağırlıklı kimyon kullanıyorlar ki,şahsen kimyonu çiğ köfteye çok yakıştırıyorum.Lahmacunları ise aslında bir sentez.Urfa ve Antep usulünü cem ederek hem soğan,hemde sarımsağı beraber kullanıyorlar.Bende evci lahmacun veya pide malzemesini kendim hazırladığımda aynısını yaparım ki buradan da 10 puan alıyorlar.Lahmacunlar gevrek,çıtır çıtır ve çok leziz.Açık ayranları bakır maşrapa ile veriyorlar.Milli içeceğimiz olup olmadığı tartışmalı olsa da kebap,lahmacun ve çiğ köftenin resmi içeceği kesinlikle ayran ve bunda da çok başarılılar.Yani ayran sulu,akışkan ve ekşi.Buraya gittiğnizde kebaplarını deneyebilir yemek sonrası yan taraftaki cafelerinde çay,kahve ve nargile ile keyif yapabilirsiniz.Diğer şubeleri de,Karaköy iskelesinin tam karşısında artık nasibiniz hangisinde ise uğrayın inşallah.
LAHMACUN GARNİTÜR VE YANCISI OLARAK EZME VE YEŞİLLİK


BEN AYRICA SOĞAN SÖĞÜŞ İSTERİM

 
KÖPÜKLÜ AYRAN


ÇİĞ KÖFTE DÜRÜM


GÖRSEL VE MİDESEL BİR ŞÖLEN:)







12 Mayıs 2013 Pazar

HASKRAL HATAY SOFRASI



Haskral Hatay Sofrası,Hatay Mutfağının İstanbul'da ki ilk temsilcilerinden.Son yıllarda farklı ve özgün tat arayanların ve Arap turistlerin rağbeti ile Hatay mutfağı bir hayli revaçta. Haskral, Laleli'de işe başlasa da,İskenderpaşa'da ki yerinde şöhreti yakaladı.Burasının dolup taşması üzerine,Florya'da denize nazır yeni bir şube daha açtılar.İskenderpaşa'da ki mekanlarında çok kere misafir olsam da,Florya şubesini ilk kez denedim.Bu şube diğerine göre çok daha ferah ve geniş.Bahçesi ve müstakil salonları var.Mescid,çocuk oyun alanı gibi sosyal imkanlar cabası.Aile ile gitmeye ve yemeğin keyfini çıkartmak için uzun soluklu oturmaya daha müsait.Yalnız hafta sonları İBB sosyal tesisleri ve Aquaflorya avm,bu bölge de trafiği felç ettiği için ulaşımda sıkıntı yaşayabilirsiniz.Bunu göz önünde bulundurmanızda ciddi bir önem var.Aksi taktirde trafik terörü,keyifi bir ızdıraba dönüştürebilir.Hatay mutfağı çok zengin,sofistike ve çoğulcu bir kültüre sahip.Bu coğrafyada yemek her şeyden evvel ince bir zevk mahsulü. Haskral,bu kadar popüler olmadığı zamanlarda çok daha iyi bir performans sergiliyordu.Ama iş büyüyüp kapasite artınca maalesef benzer örneklerde şahit olduğumuz üzere,yemek kalitesi ve lezzet önceliği geri planda kalmış.Bunu fiziki avantajlar ve ambiyans ile kapatmaya çalışmışlar.Ama hala çok iyi yaptıkları çeşitleri var.Özellikle mezelerde çok iyiler.Bu sefer sadece muhammara zayıfdı. Ama zahter salatası,biberce,humus,gavurdağı salatası,patlıcan ezmesi çok güzeldi.İkramları olan tereyağ,tulum ve kısır da başarılıydı.Hakeza tuzda tavuk ne kadar mükemmel ise karışık kebaplar o kadar vasatın altındaydı.Hele kuzu şişi beni tam bir hayal kırıklığına uğrattı.Birde kebap yancısı olan pilavların lezzet kalitesi aslında mekan hakkında bize çok iyi fikir verir.Buranın ki maalesef  sadece görüntü olarak vardı.Kavrulmuş kıyma ile sundukları çiğ köfte çok tuzluydu.Ayranları tam kıvamında iken,nar suyu sanki konsantre gibi sulandırılmıştı.Neyse ki Hatay'a has,kirece yatırarak yaptıkları meyve tatlıları,kadayıf ve künefede muhteşemler de finali tamamen menfi duygular ile yapmadık.Meyve salatası ikram ve yemezseniz çok şey kaybetmezsiniz.Sindirime yardımcı taze kekik çayını içmeden kalkmayın derim. Haskral eminim kendileri de farkında oldukları bu olumsuz yanlarını inşallah iyileştirirler ve işin kolayına kaçıp nasıl olsa kazanıyoruz kurnazlığına kaçmazlar.
İKRAMLAR

LAVAŞ

MEZE TABAĞI

ÇİĞ KÖFTE
TUZDA TAVUK SUNUMU

KARIŞIK KEBAP

NAR SUYU

CEVİZ TATLISI

KABAK TATLISI

MEYVE SALATASI

KADAYIF

KÜNEFE

TAZE KEKİK ÇAYI

TERASTA UÇAKLARIN  İNİŞ SEYRİNİ YAPABİLİRSİNİZ

İÇ SALON

İÇ SALON

TERAS
TERASTAN İÇ KISIM GÖRÜNTÜSÜ

20 Nisan 2013 Cumartesi

İSTANBUL'UN,İKİ FİNE DİNİNG MEKANI:CHİLAİ VE SUNSET...


 Malzeme,servis hizmeti,görsel dekorasyon,fiziki lokasyon,ambiyans ve atmosferin en iyi ve en kalitelisini,ünlü şefler ve özel menüler ile sunan tabi ki pahalı mekanlara kategorik olarak gastronomi literatüründe,"Fine Dining" deniliyor.İstanbul gibi bir metropol de böyle mekanların olmaması kaçınılmaz.Şahsen Güngören veya Fatih'te ki kebapçılarıma bunların hiç birini değişmesemde,creme de la creme tabaka için karın doyurmaktan ziyade sosyalleşmek için bu mekanlar gerekli.Aynı zamanda statü sunduğu için buralarda olmak ve görülmek bazıları için çok önemli.Etkilemek istediğiniz misafiriniz için çok münasip mekanlar.Tabi ki bir o kadar da turistik yerler.Bunlardan ilki Sunset,Ulus'ta hemen Ulus Parkın alt tarafında yer alıyor.Muhteşem bir boğaz panoraması var.Grill,Sushi ve Bar olarak,1994 senesinden beri hizmet veriyor.Beyaz Türklerle beraber son zamanlarda burayı keşfeden muhafazakar burjuvazi namzetlerinin de gözdesi.İş yemekleri veya yabancı bir misafire "burasıda  var" diye göstermek harici çekilir bir mekan değil.Önden gelen zeytin yağı,beğendi,et ve sakızlı muhallebi güzeldi ama antre sıcak domates sosu,etin sosu,nar suyu ve Türk kahvesi idare etmekten dahi muaf,basbayağı kötüydü.





 Bunlardan ikincisi olan Chilai,Bebek'te,yalıdan dönüştürülen bir mekan.Angel Balık lokantaları ile aynı gruba ait.Çok ciddi  ve maliyetli bir yatırım ile hayata geçirildi.İçerisinde sanat galerisi dahi var.İç dekorasyonu lüks bir otelin lobisini andırıyor.Maalesef ruhsuz bir mekan.Menüsünde kurbağa bacağı,domuz yağı ve/veya eti ile yapılmış yemekler,balık,salatalar,burgerler ve steak var.Barı ile iddialı.Daha çok piyasa yapmak isteyen yeni yetmeler,turistler,avatar gibi gezen hatunlar geliyorlar.Sunset gibi oturmuş bir yer değil.Boğaz hemen yanı başınızdan akıp gidiyor.İskelede oturursanız muhteşem manzara sizi büyüleyecektir.Müzikleri çok iyi.Zaten geceden sonra gece klubü konseptine dikey geçiş yapıyorlar.Benim yediğim burger,eti,sosları ve soğan halkaları ile türünün iyi örneklerindendi.Dondurmalı tatlıda vasatın üzerindeydi.






ÖZ KİLİS-HER ŞEY NEFİS...



Öz Kilis diye yazarken dahi ağzım sulanıyor,resimlerine baktıkça iç çekiyorsam buranın nasıl bir mekan olduğunu sanırım tahmin edebiliyorsunuzdur.Burasını anlatmaya benim kalemim kafi gelmez.Klişe olacak ama anlatılacak değil yaşanacak bir mekan,bir gastronomi mabedi.Sahibi merhum Hacı Amca zamanından beri müdavimi ve muhibbiyimdir.Rahmetli İstanbul'a,lahmacunu ilk kez tanıştıran kişiydi.1953 yılında,Sirkeciden çıktıkları yola,Fatih'te,Hırka-i Şerif'in orada,ara bir sokakta devam ediyorlar.Gerek gazeteci,iş adamı,sporcu,siyasetçi,sanatçı meşhurlar takımından olanlar,gerek ağzının tadını bilen lezzet avcıları ve gurmeler ve ortalama vatandaşa kadar her kesimden müşteri grubu ile dolup taşan bereketli bir yerdir burası.Arabaya yer bulmak zordur,tam servis saatinde gitmiş iseniz sıra beklemeniz gerekir.Ama her türlü külfete rağmen neticede öyle bir nimet ile muhatap olursunuz ki kokusu ile dahi aşk yaşarsınız.Mevsimine göre çorba ile başlangıç yaparsınız.Yöresel Lebeniye ve Şiveydiz çorbası mutlaka denenmelidir.Şiveydiz taze soğan ve taze sarımsak ile yapıldığı için her vakit bulunmaz.Ama benim tercih ve favorim de kesinlikle Şiveydizdir.Hafta sonuna özel olarak patlıcan ve acı biber dolma kuruluğu ile çiğ köfte menüye eklenir.İçli köfte ise sürekli vardır.Lahmacun Antep ve Kilis olarak iki türlü yapılır.Antep soğansız ve maydonozludur.Kilis ise soğanlı ve rengi daha kırmızıdır.Ben Antep usulünü daha çok severim.Ama Kilis usulünü de küstürmek istemem onun için her ikisinden de yerim:)Daha evvel ikram ettikleri gavur dağı salata o kadar lezzetlidir ki aşırı talepten ücretli hale getirmek mecburiyetinde kaldılar.Siz onuda isteyin.Zaten buraya yalnız değil en az iki kişi gidin ki lezzetleri ortaya yaptırıp mümkün olduğunca fazla tadı deneyebilesiniz.Ortaya kebap olarak bu yumuşaklıkta ve nefasette hiç bir yerde yiyemeyeceğiniz Kuzu Şiş,bulgurlu ve baharatlı Oruk kebabı ve Kilis Tava söyleyin.Sadece bunların yanında gelen bulgur pilavı bile tek başına bir şahane yemektir.Biz genelde ilaveten pilav isteriz bu lezzete doyabilmek için.Kilis Tava satır kıymanın altına patlıcan dizilerek tepside fırınlanması ile yapılıyor.Kıyma ağızda dağılıyor ve yağı çekmiş patlıcan ile beraber öyle bir tat veriyorlar ki sinerji burada bir anlam buluyor.Kuzu Şişin terbiyesi çok özel,iyi dinlendirilmiş ve et çok kaliteli.Kuzu şiş adeta bir lokum.Bunları boğazınıza dizmemek için ortaya sürahide açık ayran istiyorsunuz.Zaten bir kebapçının kendine münhasır açık ayranı yok ise oradan kaçarak uzaklaşın:)Buranın ki tam olması gerektiği.Bazı mekanlar kaliteli olsun diye yoğurda çok az su katıyorlar ve hali ile yoğurt içiyor gibi oluyorsunuz.Ayrıca çok steril tatlı bir yoğurt kullanıyorlar ki oda tam bir fecaat.Burada ayran tam kıvamında ve olması gerektiği ekşilikte.Finali şerbeti,peyniri ve pişirilmesi ile yine bir ustalık eseri olan künefe ile yapıyoruz. Allah'a böyle müstesna yerleri bize bahşettiği için şükrediyor ve merhum Hacı Amca'ya da şükran ve minnet ile fatihalarımızı yolluyoruz.  













KİLİS TAVA'NIN ALTINDA Kİ PATLICAN