10 Temmuz 2013 Çarşamba

BÜYÜKÇEKMECE KAHVALTI


Büyükçekmece sahilde,Albatros Restaurantın çapraz karşısında sıralanmış yaklaşık 9-10 tane mekan var.Bunların hepside aynı tarz menüye sahip,küçük aile işletmeleri.Sabah kahvaltısı için tercih ettiğinizde,içiniz hangisine atıyor ve sıcak geliyorsa,doluluk durumuna göre birine oturabilirsiniz.Biz çiğ börek,kavurmalı gözleme,mıhlama,kahvaltı tabağı ve patates kızartmasını ortaya istiyoruz.Öyle büyük beklentileriniz olmaksızın ,uygun fiyata ailecek bir kahvaltı düşünüyorsanız burayı tercih edebilirsiniz.






CİTYMEATS-BALIKESİR...



 Balıkesir'de,Yaylada AVM'nin hemen bitişiğinde bulunan Citymeats,cafe ve restaurant olarak hizmet veriyor.Menüsü bir hayli geniş ve zengin.Sabah kahvaltısından başlayarak,atıştırmalıklar,makarnalar,salatalar,sıcak ve soğuk içecekler,tatlılar,günün çorbası ve ana yemek olarak et-tavuk ızgara çeşitleri ile her zevke hitap ediyor.Bizim gibi zaten İstanbul'dan misafirliğe giden ve Anadolu'da otantik ve yerel mekanları arayan kişilere belki biraz özenti gelebilir.Ama orada ikamet edenler içinde böyle mekanlar taşranın bunaltıcı havasından kaçış ve nefes alış yerleri olabiliyor.İtiraf etmek gerekirse bu ön yargıyı bende yaşadım.Çünkü şahsen Balıkesir gibi kuzuları ile ünlü ve üstelik tam kuzu mevsiminde orayı ziyaret etmişken,açıkçası doğal ve yeşil bir ortamda tandır ve mangal imkanı olan bir yeri tercih ederdim.Ama misafir umduğunu değil,bulduğunu yermiş. Citymeats müstakil tek katlı bir binada konumlanmış.Geniş bir otoparkı var.İçerisi gayet özenli ve şık dekore edilmiş,ferah ve nezih bir mekan.Gelelim bir öğle yemeğinde ki menümüze.Evvela yemek yiyen her masaya,zeytinyağı yatağında,yeşil ve siyah zeytin ile kuru domatesten oluşan bir tabak ikram ediyorlar.Kuzey ege zaten zeytin ve zeytin yağının ana yurdu ve bu yediklerimizde çok başarılı.Zaten sonradan öğreniyoruz ki buranın sahiplerinin kendi zeytin bahçelerinin mahsulüymüş bu tattıklarımız. Çorba olarak,terbiyesi ve et yoğunluğu tam kıvamında güzel bir kelle paça içtim.Ekmek sepeti çeşidi iyi ama maalesef hiçbiri taş fırın değil.Ara sıcak olarak yediğim,kaşarlı fırın mantar ve peynirli çoban salatası da vasatın üzerinde.Karışık ızgara tabağımız da ki etler çok pişirilip suyunu çekmemiş olsalardı daha iyi olacaktı.Ama etler yanlış pişirilme yöntemlerine rağmen lezizdi.Etin yanında tercih ettiğim ayran ise o hep bahsettiğim yerellik ve doğallığa çok yerinde bir numuneydi. Balıkesir'e ait ÖzerHisar markalı ayran hakikaten muhteşemdi.Son olarak tatlı yerine meyve tabağı ve finali orta Türk kahvesi ile yaptık ki onlarda kafa,göz yaramayacak derecedeydiler.                                                                                                                                                                      






















7 Temmuz 2013 Pazar

PİDEBAN-SARIYER


Pideban'ın namını çok uzun süredir duymama rağmen uğramak nasip olmamıştı.Sarıyer'de şu an 3 ayrı mekanda hizmet veren Pideban,Giresunlu bir aileye ait.Zaten Giresun-Görele tarzı pide yapıyorlar.Hamuru ince ve şişkinlik yapmıyor.Yanında turşu ve salata ikram ediyorlar.Mekanda ayrıca Karadeniz mutfağından seçmeler ve Giresun döneri var.Döneri kıyma değil et yaprak döner.Dönerin üzerinde biraz daha çalışmaları lazım.Yağ oranını ve kuzu etini artırarak daha başarılı olabilirler.Ama lokantacıların buna karşı argümanları hep aynı klişedir:"Müşteri yağlı istemiyor ve kuzu etini kokuyor diye yemiyor."Açık ayranı güzel. Sütlacı idare eder.Yediğim kavurmalı ve peynirli,yumurtalı pideler gayet başarılıydı.Ama tereyağı daha iyi olmalı.Fiyatları makul.Tavsiyem Sarıyer merkezde ki esas yerine gitmeniz. 




 




BARBAROS YOĞURTÇUSU-YOĞURDUN HASI,YOĞURDUN USTASI...

Barbaros yoğurtçusu,Fatih'te Hırka-i Şerif ve Kıztaşı'nda iki ayrı mekanda hizmet veriyor.İstanbul'un yaşatılması gereken lezzet miraslarından biride burası.Kültürel varlık olarak kesinlikle korunmaya alınması lazım.Burada has,halis ve hakiki yoğurt ile zevkten dört köşe olursunuz.Sahipleri göçmen asıllıdır.Sütler her gün taze olarak Çatalca ve köylerinden gelir.Manda,İnek ve Koyun yoğurdu mevsimine göre bulunur.Manda kaymağı ise mütemadiyen sizi mest etmek için hazırdır.Yoğurt bizim aslında milli bir yiyeceğimiz.Bir çok dile dahi bizden aynen geçmiş bir nimet.Ama biz yoğurdumuzu maalesef koruyamıyoruz.Artık evlerde bile yapılmaz oldu.Ama esas normlarına uygun olarak bu geleneği yaşatan hamdolsun böyle yerler azınlıkta olsa hala var.Buranın yoğurdu çok hafiftir.Ayrıca sütlü tatlıları da mutlaka denenmelidir.Tavuk göğsünü gerçek tavuk eti ile yapacak kadar özüne sadık bir yerdir burası.Piyasada ki fermantasyon,süt jölesi gibi yoğurdumsu mamullerden sonra burası size ilaç gibi gelecektir.Gidin hem orada yiyin,hem de evinize kilo ile alın.







BİLECİK-PAZARCIK'TAN 2 KADİM LEZZET:BOZA VE HELVA

Bilecik-Pazarcık,bir iş seyahati için gitmeden evvel,itiraf etmek gerekirse adını dahi duymadığım bir ilçeydi.İlçe sıcak,samimi insanları ile tipik bir Anadolu beldesi.Ayrıca Osmanlı'nın ilk dönem coğrafyası.Biranın önemli bir ham maddesi olan şerbetçi otu,Türkiye'de sadece burada yetişiyormuş.İlçenin iki önemli lezzet yadigarı var.Biri buraya has bir helva çeşidi ve diğeri bozaları. İkisi de çok doğal ve hali ile çok leziz.Bozulmamış,endüstriyel hale gelmemiş bu iki lezzet için Adapazarı üzerinden Antalya'ya kadar mühim bir      
bağlantı yolu olan bu güzergahtan geçerken,Bilecik'i 10 km kadar geçip,Eskişehir'e giderken ana yol üzerinden sağ içeri girin ve sonrasın da 10 dakikalık yolu kat edip bu lezzetlere ulaşın.Zaten 2 mekanda ilçenin tam merkezinde.Helvacı tam 90 senedir hizmet veriyor.Buraya özel,daha yumuşak sadece susam yağı olan tahin ve şeker ile yaptıkları helva şahane.Yine 90 yıla yakındır hizmet veren Soydan Bozası,Vefa ile kıyasladığımda bana çok daha etkileyici ve başarılı geldi.İlçede başka boza firmaları da varmış lakin onları deneme imkanım olmadı.

PAZARCIK HELVACISI







  


PAZARCIK-SOYDAN BOZACISI









KUBBELİ DÖNER-SEYRANTEPE...

 Kubbeli Döner,Seyrantepe'de,Levent'ten Sarıyer'e giderken sağda.Hemen arkası oto sanayi sitesi.Bölge olarak Maslak ve Levent gibi iş merkezlerinin tam ortasında yer alıyor. Konsept olarak döneri ana yemek yapmışlar.Yanında sadece kuru fasulye ve zeytinyağlılar var.Döneri tandır lavaş ile servis ediyorlar.Eti vasat üstü.Fasulye,Çayeli usulü,yoğun kıvamlı.Kötü diyemem ama özellikle fasulye yemek içinde gitmem.Önden verdikleri salata beklemiş ve sulanmıştı.Keşke ikram diye böyle özentisiz işlere kimse yanaşmasalar.Ama Türk hizmet sektöründe "ikram bedavadır,ne yapsan revadır" zihniyetinin tipik bir örneği maalesef burada da karşımızda.Açık ayranın olması takdire şayan.Günün sürprizi havuç dilim baklavası.Antepli bir ustanın elinden çıkmış,muhteşem bir nimete dönüşmüş.Şerbeti,yağı,hamuru ile tüm bileşenler tam olması gerektiği gibi.Bu bölgede bulunursanız öğle servisi için tercih edebileceğiniz ve büyük beklentiler ile gitmezseniz,pişman olmadan ayrılacağınız bir lokanta. Hesap çok ekonomik değil ama gereksiz pahalı da değil. Yemek kartları geçiyor.